10 Ağustos 2008 Pazar

.7........


FIGHT or FLIGHT: Nasil hayatta kalinir? Duygulari ile yonetilenleri sonu intihar ya da silinip gitmek gibi gozukmekte. Bu sebeple ben de icimdeki tum duygulari oldurmeye karar verdim. Belki bir kacis stratejisi ama eger bir robota donusebilirsem ki daha onceki denemelerimden bilioyrum ki bunu yapabilirim en azindan hayatimi surdurbilecek kadar fonksiyon goren bir birey olabilirim. Insanin hic bir duygusunun olmamasi ne kadar mumkun gozukuoyr bilemiyorum. Ama hissetmek ve duygulanmak hali sadece bireyin kontrolunu kaybetmesi ile sonuclaniyor belli ki. Kontrolu kaybetmek ise mutluluk ile teget bile gecemeyen bir durum ne yazik ki. Bu yuzden mutlu olabilme ihtimali uzerine kumar oynayarakdan sonsuz utluluga mahkum olmaktansa ne mutlu ne mutsuz nort yasayip gideblmek. Ve bu yasama halinde de verimli bir seyler yapabilmek. Icimdek her bir duyguyu teker teker aratirip bulup yok etmek istiyorum. Bombos olmak istiyorum. Cunku varolabilmek icin bombos olmak gerekiyormus. Sadece olma ihtimalinden bagimsiz olarak kendine hedefler koymak ve onlar icin calismak ama hic bir sey hissetmemek. Guvenmemek, samimi olmamak... Ictenlik de neymis? En buyuk yalan. Birilerine guvenmek? Kendimize bile guvenmedigimiz su dunyada niye baskalarina guvenelim ki... Sevmek, paylasmak, mutluluk, hissetmek... Hepsi kocaman yalanlar. Bunlardan kurtuldugumuz andaki ozgurluk duygusu belki de bizi bunlardan ozgur birakana minnet duymamiza bile yol acabilir ama o noktada zaten hic bir duygu kalmamais oldugundan kuru bir tesekkur yeterli olacaktir. Simid icimizi basari ile bosalttigimiza gore kendimizi baska amaclara ve hedeflere adayabiliriz. Anlamsizca onlar icin kendimiziparcalayabilir ve hissiz olmanin getirdigi avantajdan yararlanip canimiz hic yanmadan sabahlara kadar, gece gunduz demeden calisabiliriz. Belki bu amacsizlik ve amacla dolup tasma hali icerisinde baska birilerine faydamiz dokunabilir. Cunku ne de olsa hedefimiz kendimi icin bir beklentimiz olmadiginindan dolayi kendimiz adina bir seyler yapmak degil... Bu yaziyi sonsuz bir kendine acima hali olarak yorumlamamak lazim. Bu yazi gerceklikle baglarini koprtma hatasini islemis bireylerin tekrar gerceklik duvarina carptiklari ani anlatmakta. Ve O duvardan kendilerini kazima cabasina girmenin anlamsizligini kavramak ve hayatin tosladigimiz duvarlara oldugunca yakin gitmekten ibaret oldugunun farkina varmak... Hissizligin getirdigi o ok berrak gerceklik algisinin dayanilmaz varligi yasamanin ve yasami surdurme icgudusunun ne kadar guclu bir sekilde icimizde derinlerde bir yerlerde var oldugunu her saniye kanitlamaktadir. En umutsuz, mutsuz, dargin, kirgin anlardan sadece varolabilmek icin verilen caba hayatin en gercek olusudur. Bu dunyanin bize sundugu tum yalanci mutluluklardan kurtulup evrimsel olarak var olan ve yok oldugunu sandigimiz anlarda su yuzne cikan ic gudulerimize kendimizi birakmak gerekmekte gozuken o ki. Ve belki de en yalanindan da olsa gercekli en sade saf hali ile gercekligi hissetmek... YASAMAK BUDUR>

Hiç yorum yok: